Yaşlanmayı Geciktiren Beslenme Alışkanlıkları

Zaman, her şeyin üzerinde etkisini gösteriyor. Yıllar geçtikçe eşyalar eskiyor, bizde yaşlanıyoruz. Ancak iyi bakılan bir eşya nasıl sağlam kalıyorsa biz de kendimize iyi bakarak dinçliğimizi koruyabilir; yıllar yaşımıza eklense de bunu belli etmeyerek dinç kalabiliriz. Bunu yaparken dikkate almamız gereken en önemli etkenlerden biri de beslenme alışkanlıklarımız. İşte yılların üzerimizdeki etkisini azaltan, yaşlanmayı geciktiren beslenme alışkanlıkları.

Fiber, yani lif açısından zengin sebzelerden bolca tüketmek: Kilo kontrolü endişesiyle, vücudumuzu aşırı proteinle yükleyen diyetler giderek yaygınlaşırken, lifli gıda tüketmek daha da önemli bir hâl alıyor. Proteinler, kas kaybını önledikleri ve düşük kalorili oldukları için tercih ediliyor; ancak sebzeler de oldukça düşük kalorili ve içlerindeki lif, tüm sindirim sistemimize faydalı ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor.

Bol su için: Cildimiz, yılların etkisini dışa yansıtır. Yıllar geçtikçe gençliğini ve diriliğini yitirir. Cildimizin yıllar geçtikçe kaybettiği en önemli özelliklerinden biri de esnekliği ve nemliliğidir. Düzenli olarak bol su içip, cildimizi içeriden besleyerek, cildimizi yaşlanma etkilerine karşı koruyabiliriz.

Yemekleri küçük öğünler hâlinde tüketin: 2-3 adet çok büyük öğün tüketirsek kan şekerimizde ani dalgalanmalara yol açarak, karaciğerimiz ve pankreasımızı yorarız. Ayrıca böyle bir beslenme alışkanlığı, yıllar içinde insülin dengemizi de altüst edebilir. Bunu yapmak yerine ana öğünlerinizi biraz küçültüp ara öğünler de yiyin. Böylece açlığın ve tokluğun bu hayati organlarımız üzerindeki zararlı etkilerini azaltarak yaşlanmanın etkilerine karşı koyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir