Baş Ağrısı ve Migren

migrenMigren ve baş ağrısıyla ilgili yapılan son araştırmalar, ilginç gerçekleri ortaya çıkartıyor. Bunlardan biri, migrenin görülme sıklığının gelir düzeyiyle olan bağlantısı. İşte migrenle ilgili bazı şaşırtıcı gerçekler.

Araştırmanın, gelir düzeyi düştükçe migren görülme sıklığının arttığını ortaya koyduğunu dile getiren Ertaş, ayda 10 bin TL’nin üzerinde gelire sahip olanlarda migren görülme oranı yüzde 7,8 iken; aylık geliri 2 bin TL altında olanlarda bu oranın yüzde 16,1; 500 TL’den daha az gelire sahip olanlarda ise migren görülme oranının yüzde 18,2 olduğunu ve bunun da düzenli ve doğru beslenme, uyku düzeni gibi etkenlerle ilişkili olduğunu düşündürdüğünü, ifade etti.

Araştırmanın, hastaların büyük çoğunluğunun hâlâ, profilaksi denilen hastalığı ortadan kaldırmaya ve tedavi etmeye yönelik düzenli ilaç kullanma alışkanlığından uzak olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Ertaş, araştırmada düzenli ilaç kullanımının sadece yüzde 4,9 olduğunun tespit edildiğini vurguladı.

Ertaş, hastaların ortalama yüzde 40’ının, bir ayda dörtten fazla, yüzde 50’sinin ise üçten fazla atak geçirdiğini belirterek, “Bu hastalar, düzenli ilaç kullanması gereken hastalar. Migren tedavisi yönünden yeterli bilinç düzeyine ulaşılmadığı görüldü.” dedi.

Hastaların yüzde 10,9’unun da hiç ilaç kullanmadığını belirten Ertaş, yüzde 3,2’si atak esnasında başına patates bağladığını, yüzde 21,4’ünün eşarpla sıktığını, yüzde 1,7’sinin bitkisel ilaç kullandığını, yüzde 0,7’sinin ise akupunktur yaptırdığını bildirdi.

Tedavinin yüzde 80–90 oranında başarı sağladığına işaret eden Ertaş, bu nedenle hastalar için doğru teşhis ve tedavi yönteminin önemli olduğunu, söyledi.

Baş ağrısı ve migren görülme sıklığının bölgelere göre değiştiğine işaret eden Ertaş, Marmara Bölgesi’nde migren sıklığının yüzde 22 olduğunu, bu oranın Doğu Anadolu’da yüzde 24,1, İç Anadolu’da yüzde 20, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 15,7, Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 21,6, Güneydoğu Anadolu’da ise yüzde 20,4 olduğunu belirtti.

Ertaş, şehir bazında bakıldığında ise migrenin görülme sıklığının İstanbul’da yüzde 10,1 ve İzmir’de 10,8 olduğunu dile getirerek, migreni tetikleyen unsurlar arasında stresin yüzde 68,5 civarında bir oranla ilk sırada yer aldığını, rüzgârın ise yüzde 54 ile ikinci sırada, aynı oranla açlık, yüzde 50 oranında da uykusuzluğun önemli unsurlar arasında olduğunu kaydetti.

Ertaş, migrene doğru tanı konulmayarak baş ağrısını ağrı kesicilerle tedavi etmeye kalkmanın, ağrı kesici bağımlılığının gelişmesine sebep olduğu ve hastaların yüzde 8,7’sinin ağrı kesici bağımlısı olarak tanımlanabilen gruba dâhil olduğunu söyledi.

Araştırmanın migreni olan ve doktora giden hastaların, sadece yüzde 45’inin ilk gittikleri doktorda doğru tanı aldığını ortaya koyduğunu kaydeden Ertaş, migren olduğu halde migren tanısı almayan hastaların oranının da yüzde 55 olduğunu belirtti.

Bu hastaların, genellikle boyun kireçlenmesi, hipertansiyon, sinüzit ya da genel bağış ağrısı tanısı aldıklarını ve genel ağrı kesicilerle tedavi edildiklerini öne süren Ertaş, baş ağrısı şikâyeti bulunanların mutlaka doktora başvurması gerektiğini ifade etti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir