Genital Siğiller ve HPV

Son dönemde giderek artan sayıda vakayla birlikte gündeme gelen ve hem yaşam kalitesini hem de cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyen genital siğiller hakkında bilgi sahibi olmak, onlardan korunabilmek için atılması gereken ilk adımdır.

 

Genital siğiller, HPV (Human Papilloma Virus) adı verilen bir virüs nedeniyle oluşur. 120’ye yakın türü olan bu virüs, yalnızca genital siğillerin değil; tüm siğillerin nedenidir. Deri hücrelerinde değişime neden olan bu virüsün bazı türleri özellikle genital bölgelerde ve anüste siğillere neden olur.

Virüsün vücuttaki etkinliği, kişinin bünyesine ve bağışıklık sisteminin gücüne göre değişmektedir. HPV taşıyan bir kişide hiç siğil görülmeme olasılığı olduğu gibi, virüsün saldırganlaşması veya bağışıklı sistemi tarafından baskılanamaması hâlinde, özellikle kadınlarda tehlikeli olabilir.

Genital bölgenin yapısı nedeniyle, erkekten kadına bulaşma olasılığı daha fazladır ve kadınlar açısından daha tehlikelidir. Oldukça bulaşıcı olan bu virüs, yalnızca vücut sıvılarının deriye temasıyla ya da virüslü derinin doğrudan temasıyla bulaşabilmektedir.

HPV’nin Tedavisi

HPV’nin bilinen kesin bir tedavisi yoktur. Vücuda bir kez yerleştiğinde siğillere neden olup olmayacağı veya vücuttan temizlenip temizlenemeyeceği, büyük oranda kişinin bünyesine bağlıdır. Bazı bireylerlerde hiçbir belirti göstermediği gibi, bazı bireylerde yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren ve rahatsızlık verici şekilde seyredebilir.
Amerikan Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir kuruluş olan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yaptığı araştırmalara göre HPV, vakaların %90’ında, iki yıl gibi bir sürede vücuttan atılmaktadır. Ancak bazı uzmanlar, bu araştırmaların sonuçlarının, virüsün vücuttan atıldığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini düşünmektedir. Onlara göre virüs, bağışıklık sistemi tarafından baskılandığı için testlerde vücuttan temizlenmiş gibi sonuçlar vererek yanıltıcı olabilmektedir.

HPV’den Korunma Yolları

HPV yüksek oranda bulaşıcı bir virüstür. Bir kişiye bulaştıktan sonra, uzun süre belirti göstermeden vücutta barınabileceği için, eğer bireyde genital siğil yoksa, virüsü taşıyıp taşımadığı, testlerle anlaşılır.

Doğrudan deri teması veya vücut sıvılarının deriye teması yoluyla bulaşabildiğinden, prezervatif kullanımı, virüsün bulaşma riskini azaltsa da etkin bir koruma sağlamaz.

Bilinen tek etkin koruma yöntemi HPV aşısıdır. Ancak aşı, tedavi edici değil önleyicidir; yani virüs kişiye bulaşmadan önce yapılmış olmalıdır. Bunun için en uygun zaman da bireyin, cinsel yönden aktif olmasından öncedir. Bunun dışında testler sonucunda, vücudunda virüs olmadığı belirlenen bireylere 26-28 yaşlarına kadar aşı yapılabilir.

Neredeyse tüm cinsel yolla bulaşan hastalıklarda olduğu gibi, çok eşli cinsel yaşamı olan bireyler daha yüksek risk altındadır.

Bazı kişilerin vücudunda virüs bulunsa dahi belirti göstermeme olasılığı olduğundan, bu virüsü taşıyan birini teşhis etmek de uzman olmayan biri için pek kolay olmayacaktır. Virüsün bu gibi özellikleri yüzünden, cinsel yolla bulaşan neredeyse tüm hastalıklardan korunmak için geçerli olan, rasgele cinsel ilişkide bulunmama ve çok eşli cinsel birliktelikten kaçınma gibi kurallara özen göstermekte fayda vardır.

Genital Siğiller ve Tedavisi

HPV’nin neden olduğu genital siğiller, erkekte de kadında da görülebilir. Ancak kadın vücudundaki etkileri daha tehlikeli olabilmektedir. HPV ve bun virüsten kaynaklı siğillerin, kadınlarda cinsel bölgede ve üreme sisteminde ortaya çıkan birçok kanser türünün yaşanma olasılığını arttırdığı bilinmektedir.

HPV’ye yönelik doğrudan bir tedavi olmasa da, bu virüs yüzünden ortaya çıkan siğillerin hemen tedavi edilmesi gerektiği konusunda uzmanlar hemfikirdir. Siğillerin varlığı, virüsün bulaşma olasılığını arttırdığı gibi, daha ciddi ve tehlikeli durumlara yol açabilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir