Kolesterol: Dost mu, Düşman mı?

kolesterolDamarları tıkıyor, kalp krizlerine neden oluyor, safra taşı oluşturuyor… Bunlar ve benzeri şekillerde yaşam kalitemizi düşürüyor. Belli bir yaştan sonra, korkulu rüyamız olmak ve periyodik olarak doktora gidip ölçtürmemiz gereken, bir değer olmak dışında bir işlevi var mı kolesterolün?

Tıp dünyası, kolesterolün yapısını, işlevini ve nasıl fayda sağladığını ya da zarar verdiğini daha yeni yeni anlamaya başlıyor. Önceleri kolesterolün, birden fazla türü olabileceği akıllardan geçmiyordu. Şimdi ise LDL ve HDL adında iki tür kolesterol olduğu ve bunlardan HDL’nin faydalı olduğu düşünülüyor. Günümüzde, önceleri bir atık ya da artık madde olduğu düşünülen kolesterolün, vücut tarafından üretilen bir bileşen olduğu biliniyor.

Kolesterolün nasıl zarar verdiğini anlamak içinse yapısını anlamak gerekli. Neden faydalı olduğunu anlamak için de işlevlerini daha iyi öğrenmek gerekiyor. Bilindiği kadarıyla, karaciğer tarafından üretilen bir cins steroid olan kolesterol, hücrelerin geçirgenliğini ve akışkanlığını-esnekliğini sağlıyor. Yani sağlıklı hücre üretimi için gerekli. Hücrenin yapısıyla ilgili işlevlerinin dışında kolesterol, D vitamini üretimi için de kullanılan hammaddelerden biri. Kana karışmak yoluyla, vücutta gerektiği yerlere ulaştırılan bu reçinemsi madde, çok miktarlarda olduğunda damarlarda birikebiliyor. Ancak yaşamsal işlevlerimiz açısından önemli ve gerekli olan kolesterolü, belirli seviyelerin altına düşürmek de sağlığı bozabiliyor.

Kimi deneyler, kolesterolü kasıtlı olarak düşürmenin, sinir sistemi ve bellek üzerinde olumsuz etkilere yol açtığını ortaya koyuyor. Ayrıca kolesterolü düşürmeye yarayan ilaçların da ne kadar işe yaradığı başka bir sorgu konusu. Kalp-damar hastalıklarından muzdarip olmayanlarda, bu ilaçları kullanmanın “dişe dokunur” bir fayda sağlamadığı sonucuna varan deneyler bir yana çoğu doktor, kolesterolü düşürmek için yaşam tarzını değiştirmenin daha köklü ve etkili bir çözüm olacağında birleşiyor.

Bu bilgiler ışığında, kolesterolün, fazlasının zararlı olduğu, ancak yine de vücut için gerekli bir bileşen olduğu açık. Belli seviyelerin üzerine çıkması ne denli zararlıysa, hiç olmaması da o kadar zararlı. Spor yapan, sağlıklı beslenen birinin uykularını kaçıracak bir durum söz konusu değil. Bunun dışında kalanlarsa biraz da çabayla, sağlık sorunlarıyla karşılaşmadan ve yaşam kaliteleri düşmeden önce kolesterolle başa çıkabilirler. Bunun için yapılması gereken elbette ki öncelikle bir doktora danışmak, sonra da doktorun da tavsiye edeceği gibi, yaşam tarzını değiştirmek, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizi, hayatının bir parçası yapmak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir