İşler Güçler Ahmet Spor Salonunda

“Çalgı Çengi” adlı filmin komik ikilisinin yeni dizisi “İşler Güçler”, son dönemde yıldızı parlayan diziler arasında. Dizide Ahmet Kural’ın karşılaştığı karakterler ve bu tiplemelerle ilgili tespitler oldukça ilginç ve çoğu, komik olmanın yanı sıra gerçeklik payı da içeriyor. Bu anlardan birinde “İşler Güçler Ahmet”, spor salonuna yazılmaya karar veriyor. Bu sahne de spor salonlarıyla, oraya gidenlerin beklentileriyle ve kişisel çalıştırıcılarla ilgili ilginç tespitlere sahne oluyor.

 

Sahnede Ahmet, spor salonunun kişisel çalıştırıcı olan Münir Bey’i görür görmez hayal kırıklığına uğrar. Zira Ahmet “six pack” yapmak niyetindedir; ama Münir Bey’in durumunu görünce kendi hâline şükrettiğini söyler.

Kişisel çalıştırıcının genel sağlık durumu ve vücut formu, gerçekten de spor salonuna yazılmak isteyen ya da spora başlamak isteyen biri için önemli midir? Onu motive edebilir ya da motivasyonunu kırabilir mi?

Spora başlamaya karar vermeyi takip eden, spor salonu seçme işini alışverişe benzetirsek, bu sorunun yanıtı “evet” olacaktır. Bir spor salonuna başlamaya karar vermedeki en büyük etkenler arasında; tesisin olanakları, sizin ihtiyaçlarınızı karşılayıp karşılayamayacağı bütçenize uygun olup olmadığı gibi etkenler çok önemlidir. Bunların ardından gelen en önemli etken ise salondaki çalıştırıcıların fiziksel durumudur. Alışveriş örneğine geri dönersek, spor salonundaki çalıştırıcılar, spor salonunun vitrinidir. Bizi, bir mağazaya girmeye ikna eden etkenin vitrini olduğunu düşünürsek, çalıştırıcıların fit ve sağlıklı olması spor salonunu seçip seçmeme kararımız açısından oldukça önemlidir.

Dizideki sahnede Ahmet Kural’ı hayal kırıklığına uğratan çalıştırıcı, spor yapmaya gelen kişilerin spor programlarının bir bilgisayar yazılımı tarafından hazırlandığını söylüyor. Böyle bir şeyin doğru olduğunu varsaysak bile, sonuçta size spor yaptıracak kişinin spor yapıyor olması gerekir.

İnsanlar bu tip ayrıntıları, farkında olmadan algılar. Farkında olunması gereken şey ise, sporu bilen ve kendisi de düzenli spor yapan, yani spora inanan bir çalıştırıcının, sizi daha iyi motive edeceğidir. Aksi durumda, ilk başta fark etmeseniz bile, çalıştırıcınızın motivasyonsuzluğu, zamanla sizin de motivasyonunuzu kıracak ve spordan keyif ve sonuç almanızı önleyecektir. Motivasyon yokluğu, bir süre sonra spor yapmayı bırakmanıza, tesisi kullanmayı kesmenize ve dolayısıyla bu iş için ayırdığınız bütçenin de ziyanına neden olacaktır.

Tüm bu etkenler göz önüne alındığında, eğer bir kişisel çalıştırıcı veya spor salonundaki çalıştırıcıların gözetiminde egzersiz yapmayı planlıyorsanız, bu ekibin motivasyonunun da çok önemli olduğu söylenebilir. İşte bu yüzden spor salonu seçiminizi yaparken bu etkenleri de göz önünde bulundurmalısınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir