Spora İhtiyacım Yok mu?

Kişinin zayıf olması, spora ihtiyacı olmadığı anlamına mı gelir? Spor, yalnızca kilo vermeye yarayan bir uğraş mıdır? Birinin kilo fazlası olmaması, sağlıklı olduğunun güvencesi midir? Sık sık tartışmalara neden olan bu soruların yanıtını Diyete Başlıyorum‘da bulacaksınız.

Üç beş arkadaşın bir araya geldiği sosyalleşme ortamlarında, kimi zaman söz dönüp dolaşıp sağlıkla ilgili konulara gelir. Sağlıklı yaşamın, olmazsa olmazlarından biri de spor olduğundan, sohbetin bir noktasında illa ki sporun faydalarına ve yapılması gerektiğine de değinilir. Eğer masada, biraz kilo fazlası olan ya da göbeğinden muzdarip bir arkadaş varsa, sohbetin odak noktası hâline gelir yavaş yavaş. Zayıf olanlar, genelde rahattır bu konuda. “Nasılsa zayıfım” bakış açısı, her nedense, mutlaka sağlıklı olduklarına dair bir yanılgıya neden olur ve bu da, bu kişileri “spora ihtiyaçları olmadığı” sonucuna götürür.

Buradaki en büyük yanılgı, sporun yalnızca kilo vermeye yarayan bir uğraş olduğu fikridir. Bu fikrin doğru olduğunu varsayarsak evet, zayıf insanların spor yapmalarını gerektiren bir durum yoktur. Hatta zayıf insanların spordan uzak durmaları gereklidir, bile diyebiliriz. Ancak bu doğru bir yargı değildir. Spor herkesin ihtiyacıdır. Bunun dışında, kilo fazlası olmamakla sağlıklı olmak, başka başka durumlardır.

Spor ve hareketli bir yaşam tarzı, her şeyden önce kalp damar sisteminizin güçlenmesini sağlar. Kilo sorunu yaşamıyor, ama hiç spor da yapmıyorsanız üstüne bir de hareketsiz bir yaşam tarzınız varsa, sağlık sorunları çok uzağınızda değil demektir. Doktorların geneli, sağlımızı korumak için günde 10,000 adım atmamız gerektiği konusunda hemfikir. Bu 10,000 adım gün içinde hareket ederken atmamız gereken adım miktarı; yani spordan bile sayılmıyor, yalnızca sağlığınızın bozulmasını önlemeye katkı sağlıyor.

Kilosu çok az olanların, kilo alamıyor ya da almıyor olmalarının, bir sağlık sorunundan olabileceği gerçeği bir yana; bu kişilerin kas kütlelerinin de ideal oranın altında olma olasılığı bulunmaktadır. Bu durumda da, kas kütlelerini arttırmak için zaten spor yapmaları gerekecektir. Kas kütlesini arttırmak dendiğinde, tabiî ki amerikan güreşçilerine dönüşmeyi kastetmiyoruz.

Kalp-damar sistemi dışında, çeşitli hormonların salgılanmasının düzene girmesi, akciğerlerin tam kapasite kullanılması, günlük hayatta kullanmadığımız çeşitli kas gruplarının çalışması gibi etkilerinden faydalanabilmek için de spor yapmamız gerekmektedir. Spor yapılamıyorsa bile, daha hareketli bir yaşam tarzını benimsemeli, yürümek merdiven çıkmak ve daha çok hareket etmek için bahaneler üretmeliyiz. Onun için, kilo fazlam yok, o yüzden spora da ihtiyacım yok düşüncesi yanlış bir düşüncedir. Unutmayın ki spor, sağlıklı yaşamak isteyen herkesin ihtiyacıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir