Uyuşturucu Bağımlılığı

 uyusturucuUyuşturucu bağımlılığı, adı bile insanı tedirgin eden ve kötü çağrışımlar yapan bir kavram; ancak hayatın bir gerçeği. Kullananın sağlığına verdiği zararlar bir yana, kullananın çevresine ve içinde bulunduğu topluma da büyük zararlar veriyor. İşte bu yüzden kullanıcının kendi sorunu olmaktan çıkıp, toplumun ortak sorunu hâline geliyor. Biz de bu sorunu tüm yönleriyle ele aldık.

Uyuşturucu bağımlılığı, aslında yanlış veya eksik bir tanımlama; söz konusu bağımlılık yalnızca uyuşturucu veya keyif verici maddelere değil; başka maddelere yönelik olarak da gelişebiliyor. Bu yüzden buna, madde bağımlılığı demek daha doğru olacaktır.

Madde bağımlılığı; kişinin, belirli bir maddeyi, tıp uzmanlarının gözetimi veya önerisi olmadan, belirli etkilerini yaşamak için kullanmasına deniyor. Uyuşturucu bağımlılığı dendiğinde, aklımıza ilk olarak kokain, eroin gibi maddeler gelse de madde bağımlılığına konu olan maddelerin listesi çok daha geniş. Amfetaminlerden sterodilere, basit yatıştırıcılardan alkole kadar birçok madde, bağımlılık unsuru hâline gelebiliyor.

Belirli bir maddeye bağımlı olan kişi, aslında o maddenin beyin veya vücut üzerinde yarattığı etkiye bağımlı oluyor. Bu etki altındayken kendini mutlu, özgüvenli ve güçlü hissediyor; bu maddenin etkileri geçtiğindeyse kendini mutsuz, güvensiz ve zayıf hissediyor.

Madde bağımlılığı denince akla en sık gelen maddeler eroin, kokain gibi daha kısa sürede ve belirgin etkiler gösteren maddeler. Bu maddelerin beyin ve dolayısıyla kişinin psikolojisi üzerindeki etkileriyse oldukça büyük. Bu maddelerden kokain, mutluluk verici veya başarı hissi yaratan hormonların mekanizmalarını bozuyor. Endorfin, serotonin gibi hormonların etkilerini arttırıyor. Aynı zamanda beyindeki sinir hücrelerinin de çalışmasını etkiliyor. Kokain, beyindeki sinir hücreleri üzerinde etkisi olduğu bilinen kimyasallar arasında, en yüksek etkiye sahip ve en çabuk etki eden madde. Kullananda yarattığı mutluluk ve serotonin hormonu yüzünden ortaya çıkan, başarı hissiyse bağımlılık yapmasındaki en büyük etken.

Eroin ise, 1874 yılında üretilmiş bir madde. Morfinden üretilen eroinin üretilme amacı; dayanılmaz şiddetteki ağrıları kesmek. Kalp krizinin ya da birçok kişinin dayanma gücünü aşacak, büyük kazalardaki çoklu kemik kırılmalarının kişiye verdiği ıstırabın hissedilmesi engellemek amacıyla üretilen eroin de kişinin beyin hücreleri ve hormon dengesi üzerinde büyük etkilere sahip. Dünya üzerindeki, neredeyse tüm ülkelerde, eroin üretiminde kullanılabilecek maddelerin, devlet izni olmadan üretilmesi yasak. Dünya üzerinde, yasadışı eroin yapımında kullanılan hammaddenin yaklaşık %87’sinin Afganistan kaynaklı olduğu düşünülüyor. Ancak son yıllarda, tüm mücadelelere rağmen, Meksika’daki üretim de giderek artış gösteriyor.

Neredeyse tüm dünyada, madde bağımlılığı denince ilk akla gelen bu iki maddenin ve hammaddelerinin üretimini, taşınmasını, satışını, dağıtımını ve kullanımını engellemek, tüm dünyadaki güvenlik güçlerinin en büyük uğraşlarından biri. Bu uğurda her yıl milyarlarca dolar harcanıyor; can kayıpları yaşanıyor ve sadece uyuşturucuların sokaklara yayılmasını önlemek uğruna büyük tehlikeler göze alınıyor. Ancak yasadışı uyuşturucu ticaretinden kazanılan paralar o kadar büyük ki; tüm çabalara rağmen, uyuşturucu kullanımı ve yasadışı uyuşturucu üretimi her yıl artış gösteriyor.

Uyuşturucu kullanımının tehlikelerini okumak için tıklayın.

Uyuşturucu kullanımının belirtilerini okumak için tıklayın.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir