Dünya Yürüyüş Günü'ne Farklı Bir Yaklaşım

yuruyusHareketsizlikten kaynaklı sağlık sorunları bir salgın gibi artarken, hareketsizliğe ve kilo fazlasına bağlı rahatsızlıklar, konuyla ilgili kurum ve yetkililerin gündeminde en üst sıralara yükseliyor. Bu sorun sadece ülkemizde değil, tüm dünyada gündemi işgal eden maddelerin başında geliyor. Bu yüzden de 3-4 Ekim günleri, “Dünya Yürüyüş Günü” olarak belirlendi.

 

Çok değil bundan yaklaşık 10-15 yıl önce, bu tür sorunlar dünya gündemini bu denli meşgul etmiyordu. Bugün obezite oranlarında en üst sırada olan Amerika Birleşik Devletleri’nde dahi sorun bu boyutlarda değildi. Şimdiyse insanları yemekten caydıracak ya da kilo almalarını engelleyecek yasaların yürürlüğe girmesi tartışılıyor. Bazı yerel yönetimlerse bu tür yasaları yürürlüğe koymaya başladı bile. Çok tartışma yaratan, New York belediyesinin çıkarttığı, büyük boy meşrubat satışını yasaklayan yasa bunlardan biri.

Üstelik obezite oranlarının yüksekliği konusunda Amerika, artık yalnız değil. Düzelen ekonomileri ve gelişen sanayileriyle pek çok gelişmekte olan ülke, gelişmiş ülkelerin sahip olduğu refah seviyesine ulaşmaya çalışırken onların yaşadığı sorunlarla da yüzleşiyor. Masa başı işlerin ve bu işlerde çalışan insan sayısının artması ve bu tür toplumlarda spor bilincinin zayıf olması da sorunun daha hızlı büyümesine neden oluyor.

Ülkemiz de bu ülkeler arasında. Sağlık banklığının yaptığı bir araştırma, ülkemizin nüfusunun %96,5’inin, düzenli spor yapmadığını ortaya çıkartmış. Düzenli spor yapmayı alışkanlık edinen ve veya hareketli bir yaşam tarzına sahip kişilerin oranıysa yalnızca %3,5. Durumun ne kadar vahim olduğu ortada. İşte bu yüzden, yalnızca Sağlık Bakanlığı da değil, neredeyse tüm kurumlar, bu konuda çözüme nasıl katkı sağlayabileceklerini değerlendiriyorlar, obezite sorunu çığ gibi büyürken.

“Günler” genelde, hak ettiği değeri göremeyen konulara dikkat çekme için vardır. Bu bağlamda aslında, “Dünya Yürüyüş Günü” olması üzücü insanlık adına. Yürümek gibi çok temel bir yeteneği bile yeterince kullanamadığımızın göstergesi çünkü bir anlamda. Aynı zamanda hareketsizliğe bağlı sağlık sorunlarının ne kadar büyük boyutlara ulaştığını da gösteriyor.

Dünya Yürüyüş Günü, sorunda dikkat çekmek ve halkı spor ve egzersiz konularında bilinçlendirmek anlamında, olumlu bir adım. Fakat hepimizin üzerine düşen asıl görev, yalnızca yürüyüş gününde değil, karşımıza çıkan her fırsatta hareket etmek. Hareketli bir yaşam tarzını benimsemek, yalnızca spor yapmak anlamına gelmiyor. Gün içinde, kaslarımızı ve eklemlerimizi çalıştırıp, nabzımızı biraz yükselten her türlü etkinlik bu anlamda faydalı. Ne kadar çok olursa da o kadar iyi. O yüzden siz de merdiven çıkmak, yürümek gibi fırsatları değerlendirin. Bunu alışkanlık edinmenin, her şeyden önce sizin sağlığınıza faydalı olacağını unutmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir